Marble Systems Tureks Başkan Yardımcısı Osman Cavit Turunç’un son açıklamaları, şirketin 2023 yılındaki halka arzından bu yana çizdiği stratejik yol haritasının finansal tablolara nasıl yansıdığını net bir şekilde ortaya koyuyor. 2024 yılını yatırım dönemi olarak geçiren şirket, 2025 yılı itibarıyla bu yatırımların meyvelerini toplamaya başlarken, ihracat odaklı büyümesini sürdürüyor. Ancak küresel pazarlardaki rekabet avantajının korunması için “dengeli kur” politikası, şirketin en kritik taleplerinden biri olarak öne çıkıyor.
Finansal Performans: Dolar Bazında Büyüme ve FAVÖK Sıçraması
Tureks, 2025 yılının ilk dokuz aylık döneminde dolar bazında cirosunu ve kârlılığını bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 13 oranında artırmayı başardı. Finansal tablolardaki asıl dikkat çekici unsur ise Faiz, Amortisman ve Vergi Öncesi Kâr (FAVÖK) marjında yaşanan yüzde 65’in üzerindeki devasa artış oldu. Bu güçlü FAVÖK büyümesi, şirketin sadece satış hacmini artırmakla kalmadığını, aynı zamanda operasyonel verimliliğini ve kâr marjı yüksek işlenmiş ürün satışlarını (ki Türkiye’nin doğal taş ihracatının yüzde 60’ı bu kalemden oluşuyor) maksimize ettiğini gösteriyor.

Maliyet Enflasyonu ve “Dengeli Kur” İhtiyacı
Şirketin gelirlerindeki dolar bazlı artışa rağmen, operasyonel maliyetlerdeki yükseliş sektör için ciddi bir sınav niteliği taşıyor. İşçilik, hammadde ve enerji kalemlerinde dolar bazında yüzde 20’ye varan maliyet artışları yaşanırken, sadece işçilik maliyetlerindeki artışın yüzde 25 seviyesine ulaşması, ihracatçı şirketlerin kâr marjlarını baskılıyor. Osman Cavit Turunç’un “dengeli kur” vurgusu tam da bu noktada hayati bir önem taşıyor. İşçilik ve hammadde gibi yurt içi girdilerin TL bazlı yüksek enflasyonu, kurun aynı oranda artmaması (reel değerlenme) durumunda dolar bazlı maliyetleri şişirerek şirketin uluslararası pazarlardaki fiyat rekabetini zorlaştırıyor.
Rekabetin Yeni Silahı: %100 Güneş Enerjisi
Maliyet baskılarını kırmak ve küresel sürdürülebilirlik trendlerine uyum sağlamak adına şirketin attığı en stratejik adım, yenilenebilir enerji yatırımları oldu. Halka arz gelirlerinin de katkısıyla tamamlanan GES (Güneş Enerjisi Santrali) projeleri sayesinde şirket, halihazırda enerji ihtiyacının yüzde 100’ünü kendi ürettiği temiz enerjiden karşılıyor. Bu hamle, enerji maliyetlerini sıfırlayarak FAVÖK marjına doğrudan pozitif katkı sağlarken; özellikle karbon ayak izi regülasyonlarının sıkılaştığı ABD ve Avrupa pazarlarında şirkete büyük bir rekabet ve pazarlama avantajı sunuyor.

2026 Vizyonu: Agresif Küresel Genişleme ve Yeni Pazarlar
Afyonkarahisar merkezli üretim tesisleri ve Sivas, Muğla, Burdur’daki geniş ocak ağıyla faaliyet gösteren Tureks, 2026 yılı için büyük bir kapasite artışı yerine “pazar derinleşmesi” ve AR-GE yatırımlarına odaklanacak. Şirketin satışlarının yüzde 50’sini gerçekleştirdiği ABD pazarı (12 showroom ve 7 dağıtım deposu) hala ana lokomotif konumunda. Ancak rota artık Avrupa, Asya ve Ortadoğu’ya çevrilmiş durumda. Kopenhag’da açılacak yeni showroom, Paris planlamaları, İtalya’daki lojistik depoları ve Dubai’deki dev proje odaklı hamleler, şirketin pazar çeşitliliğini artırıyor. İmza aşamasında olan Vietnam bayi anlaşması ise Asya-Pasifik pazarına giriş için stratejik bir köprü başı niteliği taşıyor.

















